Gezi Yazıları

Balayı Tatilinin yapılabileceği en güzel yerlerden: Kalkan ve Patara

Balayı dendiğine bakmayın aslında kastedilen bir tatil çeşidi. Bu tatili özel kılan hayatta bir kez yapılıyor olması. Bir de hayatta tekrarı mümkün olmayan bir ambiyansı, bir gelişim süreci ve işleyişi var. Şöyle ki; düğün süreci yani yeni bir ev kurma, yeni eşyalar, yerleştirmeler, düzen oturtma derken insan bu süreçte inanılmaz yoruluyor ve yıpranıyor. E haliyle bir tatili hakediyor. İşte böyle bir süreçten çıktıktan sonra ki düğün günü de aşırı heyecanlı ve stresli bir gün. Üstüne balayı çok iyi geliyor. Şöyle bir kaslarınızın gevşediğini, beyin damarlarınızın yumuşacık olduğunu hissediyorsunuz.

Herkesin böyle olur mu bilmem ama benim tatilim on numara geçti. Hatta hayatımda hiç bu kadar mutlu olduğum bir tatil yaşamamıştım. Antalya ilimizin Kalkan ilçesine gittik biz. Küçük bir köyde villa kiraladık. Köyümüzün adı İslamlar köyüydü. Eşim ben kapalı olduğum için toplu alanda rahat hareket edemez, istediğin kıyafetle havuza giremezsin diyerekten otel tutmak istemedi ve villa kiraladı, sağolsun 🙂 Dediği gibi de çok rahat ettim.

Villalarımızın etrafı ormana bakıyor ve birbirlerini görmüyorlar. Zaten çoğunlukla muhafazakar aileler, eşleri ve çocukları ile geldikleri için mahremiyete ayrıca önem veriliyor. Kendiniz yiyeceğinizi, içeceğinizi dışarıdan temin ediyorsunuz. Bir evin ihtiyacı olan her şey mutfakta mevcut. Pişirmek isteyen pişiriyor. Havuz başında barbeküsü de mevcut.

Bizde tüm tatil boyunca kahvaltı dahil tüm yemekleri eşim yaptı. Balayından geldikten sonra hiçbir işe elini sürmeyerek acısını çıkarttı lakin balayında sağolsun beni hiç yormadı.( Hazır kahvaltıya oturmak paha biçilemez bir duyguymuş 🙂 )

balayı tatili

Havuzuna bayıldım, havuzunun başındaki salıncağına, sezlonguna evin her şeyine aşık oldum diyebilirim ama benim gönlümü fetheden yatak odalarındaki jakuziler oldu. Jakuzilerde instagramda gördüğünüz gibi içecek ve meyve keyfi yapabilirsiniz. Afyondan sonra girdiğim ikinci jakuzi olmasına rağmen Antalya’daki her şeyi daha lüks ve konforlu buldum. villa ve köy çok tatlıştı. Gelelim Kalkan ilçesine ve orada neler yaptığımıza . Kalkan ilçesi Antalya merkeze yaklaşık 4 saat uzaklıkta ve Muğla sınırında. Her sınırda olan coğrafi bölgeler gibi kültür çeşitliliği de bir o kadar fazla.

İlk olarak Patara antik kentini ziyaret etmek istedik. Eşimle beraber üniversite yıllarından kalma alışkanlığımızdır müze kartlarımız ile müze müze gezmeye bayılırız. Ama kartlarımızın süresi dolduğu için patara antik kentini ücretli gezdik. Patara antik kenti; Antalya’nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarındaki bir Likya kentidir ve Likya Birliği’nin başkentliğini yapmıştır. Likya Birliği’nin üç oy hakkına sahip altı kentinden biridir. Likya birliği toplantıları kentte bulunan birliğin meclis binasında yapılmaktaymış. Antik kenti ziyaret ettiğinizde bu meclis binasını da görmüş oluyorsunuz. Çok büyük ve göz alıcı derecede ihtişamlı bir yapıt. Meclis toplantısı yapılan yapının yukarısına doğru çıkıldıkça eşsiz manzara ile de gözleriniz kamaşacak. Antalya’nın herhangi bir yüksek yerine gittiğinizde muhteşem renklerle bezenmiş manzaralar ile karşılaşacaksınız. yunan mitolojisine ait rivayetler ve yazılar da bir o kadar yoğun biçimde yer almakta. Kısacası patara tarih, kültür ve doğa kokan bir ilçe. Denizi de mükemmel, sahili yumuşacık kumla kaplı ve muhteşem bir patara plajı var. Çokca da turist alan bir bölge. Biz Ekim ayında gittik, sezon sonu olması sebebiyle aşırı yoğunluk yoktu, rahattı. Daha çok yaşlı turistler mevcuttu. Patara’nın tarihi ile ilgili bilgilendirici kitap ve dergiler de mevcut ücreti mukabilinde rusça, ingilizce ve türkçe olarak temin edebiliyorsunuz. Yanlış hatırlamıyorsan kitap ücreti (350 tl) civarıydı. 

Patara’da hem çokca kültürlendik hem de muhteşem instagram fotoğraf ve reels videoları çektik. Daha sonrasındaki durağımız kalkan oldu. Kalkan deyince hemen denizinden ve plajından bahsetmek istiyorum; çünkü ben hayatımda bu kadar temiz ve berrak bir su daha görmemiştim. Kalkan sahilinin suyu çok güzel ve ne kadar ileri giderseniz gidin, suyun dibi gözükmekte. Denizin dibini izleyerek yüzmek ise muhteşem bir duygu. Herhangi bir bakkaldan temin edeceğiniz deniz gözlükleri ile ilerilere doğru gidip suyun dibini gözlemleyebilirsiniz. Kalkan’a gitmişken balık yemeden de dönmek olmaz. Balık restorantları çok şık ve tercih olanakları da fazla. Hoşunuza giden herhangi birine girip romantik ve güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Kalkan genel olarak yokuşlu ve engebeli bir yapıya sahip. Yolları vs çok fazla diklemesine. Yürümek zor, daha çok motor kullanımı yaygın. Çoluk çocuk herkes motor kullanıyor. Özellikle köylerinde ve köylerin yukarısındaki ormanlık yerlerde devamlı motorlu insanlara denk gelebilirsiniz. 

Antalya merkezden Kalkan’a geçerken de genel olarak yollar virajlı ve engebeli. deniz ve orman bir arada olduğunda şehir de  yapısı da tek düze olmaktan çıkıyor. Her noktasının ayrı bir kokusu ve güzelliği var. Antalya merkezde konyaaltı sahili ziyaret edip denize girebilirsiniz, onun dışında Kepez ilçesinde Mazı dağı dedikleri ( Masa dağı var ) tatlış evler mevcut, orayı da görmenizi tavsiye ederim. Merkezde büyük bir lunapark var çeşitli eğlence araçları mevcut, orayı da ziyaret etmenizi öneririm.biz dönme dolaba bindik. Eşim yükseklik korkusu olduğunu söylememişti bana bindikten sonra fenalaştı. Fazlasıyla atraksyonlu ve komik bir anımız oldu. 

Bunların dışında genel olarak değinmek istediğim bir konu daha var. Antalya çok pahalı bir şehir. Enflasyon ve döviz kurlarından dolayı şuan ülkenin her yeri aşırı pahalanmış vaziyette lakin biz gittiğimizde enflasyon bu kadar yüksek olmamasına rağmen pahalıydı. Patara’ya kalkandan 110 tl’ye gidip geldik. İslamlar köyünden kalkan ilçesi de yaklaşık 50 tl yakıyordu. Biz ulaşım aracı olarak sürekli kullanabileceğimiz bir taksi ile anlaştık. Araç kiralamak en mantıklısı ya da motor kiralamak. Bir dahaki gidişimize muhakkak araç kiralamayı düşünüyoruz. Hem bu sayede saklıkenti ve ölüdeniz Fethiye’yi de ziyaret etmiş oluruz. Köylerde tatlı dede ve teyzelerin sattığı ballardan, tahinlerden almanızı öneririm. İstanbul’a kargo ile de gönderiyorlar. Organik ve çok lezzetliler. Tahin yapımı kalkanda meşhurmuş onu da öğrenmiş olduk. 

Antalya tatili dönüşünde çok memnun kalmış ve mutlu olarak döndüm, içimde kalan tek şey Muğla il sınırında olmamıza rağmen Fethiye’yi görememiş olmaktı. (Aracımız ve vaktimiz  olmadığı için) Sadece fethiye için bir haftalık tatil ve bütçe ayırmayı çok istiyorum.Bir de güzel bir tekne turu için yaklaşık bin tl gibi bir ücret istediler. Onu da yapamadım, nasip olursa ileride onu da yapmak istiyorum. Tekneler çok şık ve lükslerdi bu arada. İnsan görünce bir tur atası geliyor. 🙂  Ben hayatımda ilk kez böyle bir tatil yaptım ve ilk kez Antalya’yı gördüm. Sıcacık suyu, ılık ve tatlı esintili havası, temiz ve mis kokusu ile gönlüme taht kurdu. Çok ama çok sevdim Antalya’yı. Yine olsa yine giderim. Bacasız sanayinin başkenti şehir harikuladeydin 🙂 

Yazar

ferhanaydemir96@gmail.com
2018 yılında Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Avukatım, bilişim ve hukuk alanlarında çalışmaktayım. Bu siteyi mesleki alanda öğrendiklerimi paylaşmanın yanında, okuduğum kitapları , gezdiğim yerleri, izlediğim filmleri, bilgimin ve görgümün kazanımlarını paylaşmak için açtım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ek İş Olanakları

20 Eylül 2021